Merve HASOĞLU

Merve HASOĞLU

HAYALLER UZAY, GERÇEKLER, SABUNLU SU

A+A-

Tüm dünyanın adeta bir bilim kurgu filminin setindeymiş hissiyle yaşadığımız şu günlerde, hepimiz tarihsel bir olaya şahitlik ediyoruz.

2020 yılında uçan arabalara binmeyi hayal ederken evlerimizde en sade halimize büründük, çaresiz bir bekleme içindeyiz. Uzaya gideceğimiz günlerin yakın olduğunu söyleyen bilim adamları, bugün hayatımızı kurtarmak için bize nasıl el yıkacağımızı anlatıyorlar.

Anlamlandıramadığımız bu yıpratıcı ve çok hızlı gelişen süreç beraberinde birçok dönüşümü de getiriyor; ekonomik, toplumsal hem de ruhsal olarak.

Corona’dan hayatını kaybedenlerin sayısı 30 bini aşmışken virüsün yarattığı ruhsal tahribatı anlatmak kelimelere sığmaz. Olayın başka bir yönüne bakarsak Corona’nın insanların tüm değer sistemlerinin, iş ve yaşam koşullarının sil baştan yazıldığı yeni bir milat olarak anılacağı kanatindeyim.

Dünyanın tüm alışkanlıklarının ve yaşam biçiminin yeniden şekillendiği bir döneme girdik.

Daha önce internete bile girmeyen ev halkı, online market siparişi vermeye başladı. Işık hızıyla çocuklar online eğitim düzenine, çalışanlar da evden çalışma düzenine geçti. Her türlü kamusal ve özel işlem bulut teknolojilerine, mobile taşınmaya başladı, yeter ki vatandaş evinden çıkmasın. Papa ayinleri online yaparken sanatçılar Instagram, Youtube üzerinden konser vermeye başladı. Bankalar peşi sıra online düzenlemeleri hayata geçirirken ''her şeyinizi online yapın, yeter ki şubeye gelmeyin'' demedikleri kaldı.

Dünya Sağlık Örgütü kağıt paraların virüsü taşıma riskiyle temassız dijital seçeneklerin kullanılmasını önerirken Japonlar ''acilen dijital yen çıkarılmalı'' çağrısını yaptı.

''Gelecek'' dediklerimiz geldi, hem de tahmin edemediğimiz biz hızla.

Corona ile başlayan bu süreç, dijital transformasyonu her birimize zorla yaşatacak gibi görünüyor. Dünyanın sanayi ve internet devriminden sonra gördüğü belki de en yıkıcı devrim olacak. Üstelik bunu da gözümüzün bile göremediği ufacık bir virüs başlatıyor..

Merkel ''II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük kriz'' açıklamasını yaparken Trump, kendini ''savaş dönemi başkanı'' gibi hissettiğini belirtmişti. Yeni dünya düzeninde füzerilerin yerini virüsler alırken ülkelerin askeri güçleri de sağlık birimleriyle ölçülüyor.

Hiç akla hayale gelmeyecek şekilde, dünyaca bir anda frene bastığımız bu dönemde insanoğlunun durup düşünmesi lazım.

Corona bize daha neler getirecek bilemiyoruz ama bildiğimiz tek bir şey varsa o da hiçbir şeyin asla eskisi gibi olmayacağı.

İşler yeniden tanımlanacak. Bazı iş yerlerinde tamamen otomasyona geçilecek, az insan yüksek teknoloji çalışacaklar.

Bundan sonra ''önce sağlıktır'' deyip elimizdekinin kıymetini; sevginin, dayanışmanın, yardımlaşmanın önemini daha çok bileceğiz.

Bugün Çin’den bütün dünyaya yayılan bu ölümcül virüsün insaoğlunun farkındalığını açmış olmasını
umut ediyorum. ''Ben'' değil ''biz'' olduğumuzu, hepimizin birbirimize bağlı olduğunu, sevgi ve birlik
içinde yaşamamız gerektiğinin farkına varmamız gereken bir döneme girdik.

Ama tabi her şeyden önce ''Evde Kal Türkiye''.

Bu yazı toplam 10046 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.