Korona virüsten Milli Tohumculuk fırsatı

Korona virüsten Milli Tohumculuk fırsatı

Ekmek ustası ve yazar Mine Ataman, Koronavirüs salgını ile ilgili tarım ve fırıncılık endüstrisi ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

A+A-

Korona Virüsü ile ilgili birçok sektörde önlemler, paketler açıklanıyor. Saha ile ilgili acil ve temel sorunlar var.

TARIM TAKVİMİ İŞLİYOR

Ekmek ustası ve tarım yazarı Ataman: ''Şu anda tarım takvimi işliyor, tarlaların hazırlanması, ürünlerin ekilmesi, hasadı gelenlerin hasat edilmesi gerekiyor. Mevsimlik işçi tarımın en önemli konusu. Mevsimlik işçilerin konaklaması mutlaka planlanmalı. Gıda ürünlerinin borsa ve hallere taşınması, süpermarketler kanalıyla soframıza doğru koşullarda gelebilmesi için her bir aşamada çalışanlar için önlemler ivedilikle alınmalıdır. Sadece bizim için değil hayvan yemi olarak da üretilmesi, ekilmesi gereken ürünler var. Her bir aşama işçilik gerektiren süreçler bu anlamda çalışanlar için önlemler alınmalıdır. Yaşadığımız zorlu süreçleri bir bardak çay ile hafifletmeye çalışırken çay tarımı ile ilgili de acil sorunlar var.'' dikkati tarımdan gıda sürecine dikkat çekecek önemli açıklamalarda bulundu.

ÇAY TARIMI ÇÖZÜM BEKLİYOR

Karadeniz Bölgesi, çay tarımı için gün sayıyor, şu anda gübreler atıldı. 15 güne kadar sahik kısımlarında yavaş yavaş çay tarımı başlayacak. Daha önceden buralarda Gürcü işçiler çalışıyordu. Onlarla ilgili hızlı önlemler alınmalı. Gerekirse şimdiden getirilip 14 gün karantina süresi uygulanıp çay hasadına başlanabilmesi için gerekli altyapı sağlanmalı. Çay tarımındaki diğer önemli bir nokta Karadeniz Bölgesi’nde çay tarımını yapanların çoğu büyük şehirlerde yaşayan yaşlılar. 65 yaş üzeri yaşlılar için bir düzenleme ile köylere gitmeleri noktasında düzenleme yapılmalı.

TARLADA HAYAT VAR

Yapılan açıklamalar şifahen olduğu için insanlar tarlaları görmek istiyor. Şu anda tarlada neler olduğunu anlamak istiyorlar. Bu bakımdan Tohum Platformu olarak biz; ''TARLADA HAYAT VAR'' adlı bir çalışma başlattık. Tarladan yapılacak çekimlerle gün gün halka tarımın hayatta olduğu, devam ettiği, tarımda sıkıntı olmadığı konusunda görsel bilgilendirmeler yapılmalı. Şu anda lisanslı depolarda tahıllar var, onlar çalışmaya devam ediyor, tarlada rutin işler devam ediliyor, tüm bunlar halk ile buluşturulmalı. Bunlar yapılırken mevsimlik işçilerin konaklaması, transferleri, yemek konuları da güvenli bir şekilde çözülmeli.

Tohum Platformu Kurucusu Mine Ataman’ın Korona Virüs ile gündeme gelen tarım konusuyla ilgili de 'Korona Virüs, Türk tarımı için önemli bir fırsat' dedi. Tarımda kendi kendine yetebilmenin önemini çok acı bir şekilde tüm dünya gördü. Biz şanslıyız ki endüstri çok güçlü. Bu süreçte uncular, fırıncılar, üreticiler hep birlikte ve işlerinin başında. Bu süreçte tahılın ne denli önemli olduğunu gördük. Ekmek yemekten imtina edenler bile ilk olarak un, makarna ve değişik bakliyatları satın aldılar. Söz konusu durum sadece ülkemize dönük bir davranış modeli değil dünyanın dört bir tarafında ilk stoklanan ürünler hep un ve tahıl çeşitleri oldu. Yani ne kadar modernleşirsek modernleşelim, bazı uzmanlar ne kadar ekmek ve tahıllarla ilgili yanlış bilgilendirmeler yapsalar da gördük ki tahıl ve ekmek bizim en değerli dostumuz. Tohum Platformu olarak yıllardır birtakım bilim insanlarının tahıllar konusunda doğru olmayan bilgileri toplumla paylaştıklarını ifade ediyorduk. Bu süreçte gördük ki söz konusu bilim insanları gerçek hekimlerin karşısında hurafe bilgileriyle kaybolup gittiler. Umarız halkımız da bu süreç geçtikten sonra gerçek hekimler, gerçek bilim insanlarının tahıllarla ilgili açıklamalarını takip eder yıllardır ekmek yemeyin yönündeki açıklamalarından kendilerini korurlar.

 
Korona Virüsten Milli Tohumculuk Fırsatı

Hiç kuşkusuz tarım artık sadece beslenme ile ilgili bir endüstri değil. Artan nüfus oranları, işsizlik, açlık,  karbon ayak izi gibi birçok etmenden ötürü stratejik öneme sahip bir alan. Geleceğin toplumlarının vereceği en önemli sınavlardan biri beslenebilme, sağlıklı beslenme. Gıdaya erişim dünya devletlerinin üzerinde çalıştığı geniş bir alan. Yanlış beslenme yüzünden toplumların geleceği  tehlikede. Bu anlamda sosyal devlet anlayışı içerisinde beslenme ile ilgili her konu temelde devletlerin geleceğini etkileyecek. Tarım politikaları devletlerin ulusal güvenlik politikaları kadar değerli ve stratejik önem arz etmeye başladı. Gıda noktasında kendimize yetmek stratejik bir güçtür. Birçok farklı alanda güçlü olmak değerli ve elzem olmakla birlikte sınırlar kapandığında, dünya ile bağ koptuğunda, halk sağlığı ve sürecin doğru yönetilebilmesi için en hassas konu beslenme ve sağlık olacaktır. Bu anlamda uzun vadede katma değerli tarım ürünleri üretmek, yeterli miktarda besin üretmek, gıdaya erişimi planlamak olağanüstü zamanlarda devletin en birincil konusu olmalıdır. Bugün rahatız çünkü depolarımız tahıl dolu, rahatız çünkü kapılar kapansa milli tohumculuk firmalarının tohumlarıyla ekim yapabiliriz. Şu anda yurdun dört bir tarafında ekimler yapıldı. Birkaç aya kadar hasat başlayacak. Tarımda güçlü olmasaydık kıtlık yaşanabilirdi.

Yeterli mi, değil. Şimdi daha fazla önem vererek, tarımda daha stratejik planlar yapmalıyız.

MİLLİ TOHUMCULUK GELECEĞİN EKMEĞİ İÇİN TAHILLAR ÜRETMELİ

Geleceğin ekmeği tam da böyle dönemler için planlanmış bir ekmektir. Proteince zenginleştirilmiş, sağlıklı ekmekler hiç kuşkusuz geleceğin beslenme trendleri için en önemli besindir. Farklı hububat çeşitleriyle zenginleştirilmiş unlarla yapılan lifli ekmekler hem sağlıklı hem de doyurucudur. Raf ömrü uzun olan ekmeklerin üretimi de stoklaması da daha kolaydır. Bu bakımdan uzun süre evde tutarak onlarla beslenebiliriz. Dünya Korona Virüs tehdidini atlatır atlatmaz sektör, bu konuyu ivedilikle gündemine almalıdır. Geleceğin ekmeği geleceğin ekmek fabrikalarında üretilmelidir. Yeri gelmişken insan eli değmeden, % 1oo ekşi maya ile pişmiş donuk ekmek üreten fabrikaların da bir an önce yapılması gerektiğini ifade eden Ataman; ''Bakın, bu süreçte birçok yeni nesil ekmekçi dükkanı kapattı. Oysa geleneksel fırıncılar işin başında, onların da belli bir üretim kapasitesi var ve ne olursa olsun tam otomasyon olmayan fırınlar var. Endüstri 4.0 fırınlar bir an önce sektörün gündemine alınmalı.'' 

MİLLİ TOHUMCULUK GELECEĞİN SEKTÖRÜ

Milli tohumculuk Türkiye’de çok güçlü ve özveriyle çalışıyor, geleceğin beslenme modellerine uygun çeşit geliştirmek tohumculuğumuzun en önemli hedefi olmalı. Hali hazırda Türkiye’de bulunan gen bankalarındaki yerel tohumları ıslahçıların en önemli hazineleri. Türkiye’nin, gelecek beslenme modellerine uygun, katma değerli besinlerin üretilebileceği bir üs haline dönüştürülmesi aynı zamanda Türk Fırıncılığı’nın önünü açacaktır. Yerli sermaye tohumculuk firmaları şu anda tarlada tohum çoğaltma işlemini gerçekleştirmeye devam ediyor. Unutmamalıdır ki tohumculuk aynı zamanda bir tarım faaliyetidir. Gelecek yılın ekimi tohum stoğumuza bağlı. Tohumculuk firmaları için de ek tedbirler alınmalıdır.

Gıdanın geleceği tohumculuk

Anadolu’nun Tohum Gen Bankalarında binlerce çeşit var. Coğrafya ile uyumlu, yerel tarım ürünleri ile geleceğin besinlerini üretmeliyiz. Tohum Platformu olarak, fonksiyonel gıda pazarına ürün üretmenin, hammadde teminin önemini her fırsatta dile getiriyoruz.

TARIMIN GELECEĞİ TOHUM…

DÜNYANIN GELECEĞİ TARIM …..

Tohum Platformu kurucusu Ataman, Bir kez daha gördük ki dünyanın en gelişmiş teknolojilerine sahip olmak ne kadar önemli bir hedef ise tarımda kendi kendine yetebilmek, geleceğin beslenme modeline uygun tarım ürünü üretebilmek, gıdaya erişim sorununu çözmek eşdeğerde önemlidir. Çünkü tüm hekimler bu süreçte beslenmenin bağışıklık sisteminin güçlü olmasında ne denli etkili olduğunu ifade ediyor. O zaman sadece doyurmak değil halkın sağlıklı beslenmesini sağlamak, gıdaya erişimi kolaylaştırmak geleceğin en mühim çalışma konuları olmalıdır.

Tam bu noktada tarım endüstrisi için bazı çalışma konuları ivedi belirlenmelidir.
· Milli tohumculuk sektörünün yeniden yapılandırılması.
· Tohumculuğun hedeflerinin planlanması.
· Tarım teknolojilerinin, üretim endüstrisiyle buluşturulması
· Tarımsal üretim ve gıda üretim alanlarının ortak planlanması
· Gelecek beslenme modellerine uygun katma değerli tarım ürünlerinin üretim altyapısının oluşturulması
· Doğru gıda ile beslenmenin temel insanlık hakkı olduğu kuralından yola çıkılarak gıdaya erişim konusu, toplumu kapsayıcı şekilde yeniden planlanması
· Tüm projelerin uygulamaya geçiş aşamasında gerekli finansal konuların çözülmesi
· Sektörün savunma, teknoloji, ticaret, sağlık ve eğitim bakanlıkları gibi farklı alanlarla  işbirliği boyutlarının planlanması.

'Ata tohumları ekelim, evde ekmek yapalım, sözde İsrail  tohumu olan domatesleri yemeyelim' söylemleriyle geleceğe hazırlanmak, gelecekteki olası virüs salgınlarından, ekonomik krizlerden kurtulmanın elbette çözümü olmayacaktır.

Bu haber toplam 10050 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.