Mine ATAMAN

Mine ATAMAN

TARIMSAL İHRACATININ GURURU FINDIK…

A+A-

Salgın döneminde başta ekmek olmak üzere tarıma olan ilgi oldukça artış gösterirken tarımsal ürünlerle ilgili üretim şekli, fiyat, ihracat gibi konular da toplumun büyük bir kesiminin ilgisini çekmeye başladı.

Tarımsal ürünlerle ilgili desteklemeler, teşvikler, alım fiyatları daha önce sadece konunun muhataplarının ilgi alanına girerken şimdi sıradan halk ta sürecin tamamıyla ilgili konulara kulak kabartıp sofrasına gelen ürünün hikayesiyle ilgilenmeye başladı.

2020 ürünü fındık alım fiyatlarını açıklandı. Fındık çay gibi Türkiye’nin derin duygusal bağlar taşıdığı ürünlerden. O yüzden taban fiyat açıklaması Karadeniz Bölgesindeki üreticileri derinden etkiliyor.

Türkiye; yıldan yıla değişmekle berber dünya fındık pazarının ortalama %70’inin sahibi. Amerika, Azerbaycan, İtalya, Gürcistan ve Türkiye. İtalya son yıllarda düşük olan pazar payını Azerbaycan’a bıraktı.

Peki Türkiye’nin fındıkla ilgili karnesi ne durumda

Son 5 yıla şöyle bir bakarsak; 2014 yılı ihracat rakamları 217 bin ton ihracat geliri 2.799 milyar dolar. 2015 yılı 249 ton, ihracat geliri 2.280 milyar dolar. 2016 yılı 235 bin ton ihracat geliri 1.882 milyar dolar. 2017 yılı 288 bin ton ihracat geliri 1.792 milyar dolar. 2018 yılı 269 ton ihracat geliri 1,592 milyar dolar. 2019 yılı 294 ton ihracat geliri 1.964 milyar dolar. 2020 yılı ihracat geliri 2.2 milyar dolar civarında gerçekleşmesi öngörülüyor.

Rakamlara baktığımızda 2014 yılında gerçekleşen yüksek ihracat geliri giderek, düzensiz ve azalan bir seyir izlemektedir.

İhracatın % 40’ını işlenmiş ürün oluşturmaktadır. Kalanı ise iç fındık olarak ihraç edilmektedir.

Çocukluğumuzun Çikolatası ve Fındık

Dünya pazarında fındığın çerez olarak tüketimi oldukça düşüktür; fındık daha çok çikolata, şekerleme gibi sektörlerde gıda sanayinin temel hammaddelerinden biri olarak değer kazanmaktadır.

Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler; Almanya, İtalya, Fransa, Kanada, İsviçre gibi çikolata ve un mamulleri üreten Avrupa Birliği üyeleri. Bizden 7 dolara ithal edilen fındık ile yapılan ürünler sonra ülkemize 35-40 dolarlık işlenmiş markalar olarak giriyor. Çocukluğumuzda Almanya’dan gelen gurbetçi akrabalarımızın getirdiği o güzel çikolatalar, lüks marketlerde şık ambalajlarda satılan fındıklı çikolatalar 7 dolara satılan fındığın nasıl 35 dolarlık değerli bir
markaya dönüştüğünü bize en iyi gösteren ürün olsa gerek.

Fındık tarımına bakarsak yıl boyu belirli zamanlarda yapılan bakımlarla verimi yükseltilebilecek bir ürün olmakla beraber genelde bakım yapmadan yapılan tarımsal faaliyet olarak karşımıza çıkıyor. Şöyle ki; geleneksel üreticiler tarafından “var yılı yok yılı” olarak tanımlanan süreç sonucunda üretim miktarları yıldan yıla değişim gösteriyor. Söz konusu üretici önyargısının temel sebebi; dikim, çeşit seçimi, sulama gibi kültürel işlemlerin yeterince doğru yapılmaması ve sonucunda ortaya çıkan periyodisite. Türkiye’de dekar başına üretim ABD, İtalya ve Azerbaycan gibi üretici ülkelerden daha düşük. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün verilerine göre, dekara fındık verimi ortalama Türkiye’de 130 kg/da iken ABD’de 364 kg/da, Gürcistan’da 249 kg/da, İtalya’da 157 kg/da ve İspanya’da ise 111 kg/’dır. Yani gerek toprağın kalitesi gerekse bakım eksikleri sebebiyle verimlilik kısmen düşük seyretmektedir.

Türkiye Fındığını Üreten İller Ordu, Giresun, Samsun..

Türkiye’de en çok fındık Ordu, Giresun, Samsun, Düzce, Sakarya gibi illerimizde üretilmektedir. 2012/2013 sezonunda 300 bin ton iç fındık ihraç edilerek Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine 2014/2015 sezonunda ulaşılmıştır. 2,8 milyar dolarlık ihracat geliri bazında da Cumhuriyet tarihinin rekor seviyesine aynı yıl varılmıştır. Türkiye’de 500 bin aile fındığı üretirken, fındıkta meydana elen her türlü gelişmeden de etkilenen geniş bir kesimi oluşturmaktadır.

FINDIKTA MEVSİMLİK İŞÇİ SORUNU

Türkiye’nin işsizlik konusu maalesef üzerine ayrıca çalışılması gereken konulardan biridir. Çay gibi fındık üretiminde de maalesef o bölgelerde işçi bulunamadığından yurt dışından ve ülkenin başka bölgelerinden temin edilmektedir. Yani fındık üretilen bölgelerde fındıkta çalışacak işçi bulunamamaktadır, meselenin ironik boyutunu varın siz düşünün. Özellikle de salgın döneminde mevsimlik işçilerin güvenliği de fındık tarımının bu yıl ki zorluklarından
olacak.

Fındık, desteklenen ürünler arasında olup stratejik bir tarım ürünüdür. Verimde ortaya çıkan dalgalanma, fındık üretimi ile tüketimi arasında dengesizliğe ve fiyat istikrarsızlığına neden olmaktadır. Bu durum fındık üretiminde farklı ülkelerin ortaya çıkmasına ve üretimlerini artırma çabalarına yol açmaktadır. Aynı zamanda üretici gelirlerinin de istikrarsız olmasına neden olmaktadır. Fındık Tanıtma Grubu gibi kurumların alternatif pazar arayışları ve çalışmalarını, kalite problemleri baltalamaktadır.

Dünya fındık üretim alanları 2006 yılına kadar sürekli artış göstermiştir. Türkiye 760 bin hektar alanda fındık üretimi yapıyor. Dünya fındık üretim alanının yaklaşık %70’ini oluşturmaktadır.

Dünyada yaklaşık 1 milyon ton fındık üretilmektedir. Bu miktarını da yıldan yıla değişmekle beraber % 70’ini Türkiye üretmektedir. 2020 yılı rekoltesinin 660 bin ton civarında olması bekleniyor.

Fındık, Türkiye’nin bitkisel ürün ihracatının önemli bir bölümünü oluşturuyor. İhracat değeri olarak Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri ile Yaş Meyve ve Sebze grubundan sonra yaklaşık %12’lik payla üçüncü sırada geliyor.

Türkiye’de kişi başına yaklaşık 600-700 gr çerez tüketimi ile dünyada ilk sıradayız. Fındık tüketim alışkanlıklarını değiştirmek ve artırmak için yapılan bir çok çalışma yapılıyor. İhracatı artırmak için kurulan Fındık Tanıtım Grubunun yaptıkları, geçmiş yıllarda fındık satışının artışı için yapılan malum reklam çalışması hiç biri ne iç pazardaki fındık tüketim miktarını ne de ihracatı artıramamıştır.

FINDIĞIN GELECEĞİNDE KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER…

Yerel tahıllar, biyoçeşitlilik ve un mamulleri konusunda binlerce yıllık bir geçmişe sahip Anadolu geleceğin gıda markalarını yaratırken fındık gibi tarımsal ürünlere de değer katacaktır hiç kuşkusuz. İşlenmiş gıda ürünlerinin tıpkı İsviçre çikolatası gibi yüksek fiyattan ihracatı yapılarak; hem fındık üreticisine kazandırılacak hem de gıda endüstrisine katkı sağlanmış olacaktır.

Bu vesile ile 22 tl olarak belirlenen fındık taban fiyatı tüm fındık üreticisine hayırlı olurken unutmamak gerekir ki fındık kullanılarak yapılan birçok ürünün de dolayısıyla hammadde maliyeti artacaktır.

Fındığın afiyet bal şeker olması dileğimle…

Bu yazı toplam 1216 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.